Turgut Yüksekdağ

İş hayatının önemli isimlerinin başarısız oldukları projeleri ve neden başarısız oldukları ile ilgili değerlendirmelerini paylaştıkları Özlem Gürses'in kısa süre önce çıkan kitabı "Bazen Olmaz"ı okurken etkilendiğimi söylemem lazım. Ve her başarısızlıktan nasıl bir başarı hikayesi (eğer istenirse) çıkarılabileceğini de gördüm bir kez daha...

 

Yazılarımı takip edenler bilecektir, AutoClub ve sektör ile ilgili her şeyi açık açık paylaşıyorum. Aman ne düşünürler diyerek yaşadığımız olumsuzlukları kapı ardında bırakmadan, gizlemeden açık açık anlatıyorum. Çok şükür gizleyecek hiç bir şeyimiz yok. Kitabı okurken hep bu köşede yazdığım yazılar geldi aklıma. Ve yaşadıklarım ve tabii başarısızlıklarım.

 

Capital Dergisi'nde yayınlanan bir makaleye göre Türkiye'de şirketlerin %80'i 5. yılına, %96'sı 10. yılına ulaşamıyor. Bu istatistik bile bu ülkede iş yapmanın zorluklarını ortaya koyuyor aslında. Sanıyorum bu istatistiğe güvenerek kurulduğumuz günden bugüne kadar hemen hemen her dönem "batıyorlar"  hikayesi çıkıyor hakkımızda :)

 

(Bu arada AutoClub Türkiye'deki şirketlerin %80'inin ulaşamadığı 5 yıla ulaşmış durumda, çok şükür...)

 

Geçtiğimiz 1 yılda bizim için de "bazen olmaz" diyeceğimiz bir süreç yaşadık. Ne yaparsan yap, olmaz. Olmadı. Elimizden gelen her şeyi yapmamız rağmen çok güvendiğimiz bir proje istediğimiz başarıyı elde edemediği gibi maalesef bize zarar da verdi. Birçoklarının ellerini ovuşturarak (hatta açık açık söyleyerek, yazarak) bu kez kurtulamazlar dedikleri dönemi yaşadık.

 

AutoClub'ın en önemli projelerinden birisiydi Doğuş Oto Projesi. Önemli bir yatırım yaptığımız bir işbirliği çalışmasıydı. Bizim yatırım yaptığımız sürecin hemen ardından değişen ÖTV tebliği ile ciddi anlamda sıkıntılı bir proje haline gelse de başarıyla sürdürdüğümüz bir projeydi.

 

Ancak 15 Temmuz'da yaşadığımız travma ülkedeki tüm şirketleri olduğu gibi bizi ciddi anlamda yaraladı. Türkiye'de her şeyin durduğu, alt süt olduğu bir sürece biz 158 personel ve bu sektörde birçok firmanın 1 yılda yapmadığı masrafı 1 ayda yaparken yakalandık. (Çok şükür ki ülkemiz için çok daha büyük bir felaket olmadı)

 

İşte tam bu süreçte hayat karşınıza 2 yol çıkarıyor:

Mümkün olan en az ama mutlaka zararla hayata devam edebilmek.

Sadece kendini düşünerek hareket etmek.

 

Hem işbirliği yaptığımız firma hem de personellerimiz için ikinci şıkkı düşünmedik bile. Zorlu süreçte en az zararla gemiyi yüzdürebilme becerisine "yöneticilik" diyorlar sanıyorum. Ülkenin yarın ne olacağını bilmeden "hiçbir şey yokmuş gibi" çalışabilmenin ne kadar zor olduğunu sanıyorum hiçbir zaman anlatamayacağım.

 

Aslında sistem üçüncü bir yol daha  çıkarıyor her zaman karşımıza ama yapamayacağım şeyleri buraya yazmanın da bir anlamı yok. Yapanlar nasıl yapıyor derseniz onu da onlara sormak gerek derim.

 

Bu sürecin tamamında "batıyorlar" diye bayram edenleri de yine gördük her zamanki gibi. Çok mutluydular, hiç dokunmadık :)

 

AutoClub olarak tüm ticari anlaşmalarımıza bağlı kalarak bayrağı bizden sonrakilere gururla devrederek  1 Mart 2017 tarihinde Doğuş Oto projesinden çekildik.

 

Buna başarısızlık denilebilir, diyebilirisiniz de. Ben demiyorum. Sistem bizi para kazanmak adına ilkelerimizden uzaklaştırmaya çalışsa da bir kez daha durduğumuz yerden 1 adım bile kıpırdamadık, belki yine para kaybettik ama yine dimdik ayaktayız.

 

Geçen 1 yıllık süreçte çok değerli bazı arkadaşlarımızın aramızdan ayrılması da spekülasyonlara yol açtı. Neredeyse her ay yönetici değiştiren firmaların bu durumu eleştirmesi ve "evet bu sefer kesin batıyorlar" demesi çok komik olsa da bu konuda da değerlendirme yapmadan geçmek olmaz.

 

AutoClub'ın kuruluşundan bugüne kadar çok önemli isimlerle çalıştık ve hala daha çalışmaya devam ediyoruz. Son 1 yıllık sürede bazı arkadaşlarımız aramızdan ayrıldı. Ayrılanların hemen hemen hepsi AutoClub'a çok büyük katkıları ve faydaları olan isimler ve bizim için çok değerliler.

 

Yaşanan bu süreç onları yormuş olabilir, farklı bir alanda çalışmak istemiş olabilirler, çok daha fazla kazanmak istemiş olabilirler. Hepsi olabilir ama benim bildiğim hepsinin gittikleri yerlerde de çok başarılı olacakları ve çalıştıkları şirkete büyük değer katacakları.

 

AutoClub 2 kişi hariç ayrılan tüm arkadaşlarımıza minnettardır ve yine 2 kişi hariç hepsi istedikleri zaman sorgusuz sualsiz geri dönebilirler. AutoClub onların evi ve bu evin kapısı onlara her zaman açık.

 

AutoClub ile ilgili aylardır kulaktan kulağa anlatılan şehir efsanelerinin tüm sürecini paylaştım. Bunların dışında yine de bir şey sormak isteyen varsa açıp sorabilir, gönül rahatlığı ile anlatırım.

 

Tabii ki her işi mükemmel yapıyoruz iddiamız yok, mükemmel yapma çabamız var sadece. Ara ara başarısız olduğumuz işler tabii ki oluyor, olacak. Özlem Gürses'in kitabı gibi; Bazen Olmaz!

 

"Bazen Olmaz"lar günlerce konuşulur, şehir efsanesi olur. Olanlar hiç konuşulmaz :)

 

AutoClub kurulduğu günden bugüne kadar olduğu gibi 2017 yılında da en çok büyüyen, en çok bayilik veren car care şirketi oldu. Bu yıl açtığımız birbiriden özel AutoClub Uygulama Merkezi ile car care sektörüne öncülük yapmaya devam ediyoruz.

 

Turkcell ile yaptığımız kampanya çok büyük ilgi görüyor ve Turkcell tarafından 4. kez uzatıldı.

 

n11 ile yaptığımız çalışma car care sektörü için bir ilktir ve ardından çok büyük yenilikleri getirecektir.

 

Yaptığımız personel eğitimi projesi çok büyük ilgi gördü, 100'ün üzerinde  genci meslek sahibi yaptık.

 

Sunduğumuz tüm kampanyalar birbirinden farklı ve AutoClub'a özgü kampanyalar. Adeta yaptığımız her işe imzamızı atıyoruz.

 

Ve çok yakında yepyeni projelerimizle sektöre yenilikler katmaya devam edeceğiz.

 

Temmuz ayı ile birlikte sektörün bir çok önemli ismi de AutoClub Ailesine katılıyor. Büyüyen bayii ağı ile birlikte ekip de yenileniyor, büyüyor.

 

Zor bir yıldı. Çok başarılı işlerimizin yanında "bazen olmaz" dediğimiz işler de oldu. Ama çok şükür AutoClub tüm bu zorlukların üstesinden başarı ile gelmeyi bildi.

 

Şimdi yenilenme ve çok daha fazla büyüme ve her zamankinden çok daha fazla çalışma zamanı...

Hoş Geldiniz
Menü