Alfa Romeo 145 1.7 16v | autoclub.com.tr
 

Alfa Romeo 145 1.7 16v

Paylaş/Kaydet Tavsiye Et Rapor Et

1994 - 2001 yılları arasında üretilen, tasarımıyla gençlerin gönlünde taht kuran bir otomobilden bahsedelim. Alfa 145. Kullandığım model 129 beygir gücünde ve bu kasada kullanılan en güçlü ikinci motordu. Elbette ki Boxer motordan bahsediyorum. 15 jant olup da küçük bulup değiştirme gereği duymadığım yegane delikli şık jantlara sahipti.

 

Siyahtı. Çok göz alıcıydı...

 

Gelin şimdi aracın kasasından başlayalım. Tasarım bugünün birbirinden aşırma modellerinden çok farklı. Bugün bile düzgün bir tane yanınızdan geçerken bakarsınız. Hadi ama fotoğraflardaki 145 sizi de etkilemedi mi itiraf edin? Agresif yan karakter çizgileri genel yapıya uygun bir basıklık, arka kelebek camının şık yapısı ve stoplardaki japon esintisi sinirli duruş yanyana geldiğinde bu otomobilin sizi cezbedecek birden fazla özelliği olduğunu hissedeceksiniz. Elbette ki kaputundaki logoyu da unutmuyorum. Bazı otomobiller üzerlerindeki markalardan güç alır. Çünkü geçmişleri vardır. Alfa Romeo'yu farklı yapan bir unsur da budur işte. Boşverin şimdi ikinci el sorunlarını, servis sıkıntısını filan. Günümüz koşullarında 10 liraya alınacak otomobilleri listele derseniz hala o listeye bir 145 girer.

 

Gelelim dış detaylara dair bildiklerime; farlarda mercek var ama hemen heves yapmayın xenon yok. İtalyadakilerde var mıydı bilmem ama burada sonradan takılmalar dışında rastlamadım. Amblemin şıklığından bahsettim ya, seveni de çoktur. Özellikle arka bagaj açma işlevini de gören amblem sık sık çalınır. Ucuz da değil ama dikat edin derim. Arka silecek unoyla aynıdır. parça maliyeti daha uygun. Böyle çok parça var aslında. Mesela Bravo'nun sanırım (yanlış hatırlıyorsam yorum alanında düzeltin lütfen) bu araçla fren diskleri aynıdır. Birinin kkutusunda fiat diğerininkinde Alfa yazar ama fiyat farklıdır :) Sis farlarına dikkat su alabilir. Su alınca da çok çirkin görünür. Temizletmek mümkün ama sıfırı çok şık oluyor.

 

Dışı gibi içi de farklı!

 

İçine girelim. Direksiyonu hala beğenirim. Üç kollu airbagli olanı şıktır. Genelde yolcu tarafında airbag olmaz. O kısım çok enteresan bir tasarım örneğidir. Oval yuapısı koltuk öne alındığında ciddi br yer kazancı sağlar bu yüzden inip binerken sıkıntı olmaz. Çocuklu aileler bile rahatça kullanabilir (Ciddiyim). Bu arada en güzel özelliği bir çok tek kapının yaptığı eziyeti yapmaz koltuk geri gittiğinde son konumuna döner yani açıp kapanırken ayarı bozulmaz.

 

Müzik sistemi yaşıtı modeller gibidir yani iyi değildir. Şimdiki otomobiller biliyorsunuz bu yönden çok daha gelişmiş durumda. Bunda ses yalıtımının iyileşmesi de önemli bir faktör ama neticede teknoloji çok daha üst seviyelerde artık araçlar için müzik teknisyenleri de üretimin her aşamasında devrede. Aracın orijinal teybi az fonsiyonlu ve az gösterişli olduğu için genelde değiştirilmiş durumdadır. umarım eski model bir Pioneer ile idare etmek zorunda kalmazsınız. Böyle bir durumda her zaman orijinalini arayın bulun derim. Evet ne diyordum? kolonları değiştirin. iyi bir komponentle otomobilin size verdiği keyif artacaktır. Neden iyi bir sisteme ihtiyaç duyayım ki diyenler için ufak bir hatırlatma:  50.000 km ve üstü tüm HB'lerin bagaj kapakları ve ağır tek kapıları ses yapmaya başlar. Bu sesler hiçbir zaman taömamen kesilmez. Ve çözüm iyi bir müzik sistemidir. :) İstanbulda size bu konuda tavsiyem elbette Technovol olacak.

 

Alfa'nın içinde kullanılan plastik aksamlar can sıkıcıdır. Fazla ses yapar ve kolay aşınır. Koltuk kumaşları çabuk yıpranır. Tersi durumlardaysa güneşten solma sık karşılaşılan bir durumdur. Zaten 10 yaşını geçmiş bir otomobilin döşemesinin miyadı dolmuştur ya da dolmak üzeredir. Kırmızı dikişli deri döşeme Alfa'lara çok yakışır ve illa ki yaptırılmalıdır. Yine İstanbul'daysanız Art Car bu iş için en ideal çözüm. Fiyatları da gözünüzü korkutmasın kumaş kaplatmak daha zahmetli ve hemen hemen aynı masrafı yaptırır size. 

 

Peki içinde başka ne gibi detaylar var? Uzun bir vites koluımuz var mesela. Short Shifter sayesinde daha keyifli bir hal alabiliyor. Bilginiz olsun. Geçişler kemikli. Seveni vardır ama bene tedirginlik verir. Havalandırma çok iyidir. Çoğunda klima olmaz. Ama sanırım 1.7'lerin çoğunda var. Göstergeler göster,işten uzaktır. Rakamlar küçük ama anlaşılır. Kadran motorun özelliğine göre daha fazla km gösterir. Yani 1.6 ile 1.7'nin kadranı farklıdır. Yol bilgisayarı yok ama kapı açık far yanmıyor stop öldü gibi bilgileri verecek bir ekranınız var. Diz mesafesi iyidir. Benim gibi uzun boylu biri rahat edebilir. Arkada oturan için de sıkıntılı bir araç değildir. Mesela BMW 1 kasa ile kıyaslarsak Alfa 145 daha ferajh ve geniştir.

 

Dikkat: Motor sesi hem içerden hem dışardan etkileyebilir!

 

Peki ya motor? Ses kusursuz. Boxer iyi bakım gördüyse saat gibi çalışıyorsa dünyanın en keyifli makinalarından biridir. Ama bakımsız ve açılmış bir motorun adam olması zor ve masraflı bir yoldur. Amiyane tabirle ellenmiş bir Boxer motorun hayır getirme ihtimali oldukça düşük. Ancak Alfa hastasıysanız ve sıkı dostunuz bir Alfa tamircisiyse durum farklı. Kısaca bu araçtan alacaksanız ama yetkili ama özel mutlaka servis seceresi olanını alın. Nerde ne yapıldığı belli olmayan Alfa'lar ve bakımlı Alfa'lar zaten daha fiyatında  kendini belli eder. Üç lira fazla verin ama motoru sıkı olanı seçin. Yolda toplar diye düşünmeyin karşınıza ciddi faturalar çıkabilir. Ama bunları düşünmek yerine size harika bir senfoni gibi gelen Boxer motorun uğultulu gidişinden ve aktifliğinden bahsetmek isterim. Genç bir insan için 145 yepyeni bir maceradır. İyi gider yüksek süratta yol tututşu ve direksiyon hakimiyeti korkutmaz. Ağır arabadır. Hafif japon modelleri gibi az da olsa sizi tedirgin etmez. Ama özellikle motor ısısına dikkat. Devirli Boxer motora uzun uzun basmak keyiflidir ama ara sıra göstergelere göz atmalısınız. Boxer motor tireşimli çalışır ama o titreşim artıyorsa işte o zaman size servis yolu gözüktü demektir.  Şanzumanı hassastır. Çok sert geçişlerden hoşlanmaz. Özellikle araç durmadan ani geri vitese geçirmelerde dikkat. Yol tutuşu başarılıdır. Aracın aerodinamik yapısı uzun yolda motor sesi dışında bir gürültü yaratmaz. Ki bu örnekte motor sesi rahatsız edici değil keyif vericidir. Elektronik donanım sorun çıkarabilir. Özellikle Lambda Sensörü sizin canınız sıkacaktır ama neyse ki büyük masraf değil. Cam kumanda modülü ara sıra bozulabilir... Bildiğim ya da rastladığım başka kronik bir hata gelmiyor aklıma.

 

Sonuç:

 

Günümüz ekonomik koşullarında parasını hakeden otomobillerden biridir Alfa 145. Alınır mı? Evet. Sorun çıkarır mı? Saydığım bazı sıkıntıları bana yaşattı ama sizinkinin daha iyi huylu olmayacağı anlamına gelmez bu. ACT forumlarında Alfa'sıyla uzun yıllar sorun yaşamayan çok üyemiz var. Peki ya yakıt? Evet yakıttan bahsetmedik değil mi? Alfa 145'e 1999 yılında biniyordum yeni işe girmiştim ama beni öldüm bittim diyecek kadar rahatsız eden bir yakıt durumu yoktu ama günümüz koşullarında sanırım bu ebatta bir motorun 10 litre altına inme durumu söz konusu olamaz. İyi gider mi? sorunuza da yanıt vereyim :) Bugünün 1.4T motorlarıyla başa çıkmak sanırım bazı ufak modifikasyonlara ihtiyacınız olacak. Karşılaştırabileceğim tek deneyimim dönemin hızlılarından 206GTI ile tampon tmpona gidebildiğiydi. Bazen önde, bazen arkada tabii...

 

Kısaca, marka ruhu taşıdığına inandığım, Türkiyede hakkının yendiğini zaman zaman ifade ettiğim, Ara sıra 150 beygirlik dört yapraklı yonca işareti taşıyan versiyonlarının ilanlarına ilgiyle baktığım, sahip olduğum dönemde çok masraf ettiğim ama harcadığım paraya acımadığım bir otomobilin; 145 1.7 16v'nin, deneyimini -kendi yorumumla- sizinle paylaşmak istedim. Okumaya değer bulduğunuz için teşekkür ederim.

 

 

Yorumlar
 
yankii - 27 Nisan 2010 Salı 19:28
yankı zorlu alfa gerçekten de farklı bi araba. teşekkürler
Şikayet Et Sakıncalı Yorum

yusuf_1977 - 16 Mart 2010 Salı 11:47
yusuf topaloglu paylaşım için teşekkürler 145 modeli kendine has çizgileri ile günümüzde bile çok şık.
Şikayet Et Sakıncalı Yorum

Melih-Ö - 09 Şubat 2010 Salı 17:10
Melih Özlem çok güzel yazı olmuş elinize sağlık..
Şikayet Et Sakıncalı Yorum

duckthemack - 30 Ocak 2010 Cumartesi 12:49
doğancan ünver deneyim çok teşekkürler. ilk arabam 145 oldu ve ordan alfa sevgisi aldı başını gitti. fotoğrafları garajımda vardır siyah deriye kırmızı dikiş yaptırıp kullanmıştım hala tadı damağımda kaldı. ahh ahh
Şikayet Et Sakıncalı Yorum

su@t003 - 18 Ağustos 2009 Salı 12:35
Suat GÖÇMEN Tebrıkler detaylı bilgiler için
Şikayet Et Sakıncalı Yorum

14 kayıt bulundu. | 1 ile 5 arası gösteriliyor.
Yorum Yaz
Yorum :
Kalan Karakter Sayısı : 1000
Alfa Romeo 145 1.7 16v

 
İzleme:11175
Oylayan:11
Puan:9.27
Tarih:
     
Oyla
Marka
:
Alfa Romeo
Model
:
145